Özel | Exklusiv: Osman Kavala neden hapiste? | Warum sitzt Osman Kavala im Gefängnis?

Osman Kavala, Vorsitzender des Kulturinstituts Anadolu Kültür

Sansürsüz Türkiye - Özel

Özel | Exklusiv: Osman Kavala neden hapiste? | Warum sitzt Osman Kavala im Gefängnis?

Von Emine Algan

Tutuklanmasının üzerinden neredeyse bir yıl geçti. Ortada hâlâ iddianame bile yok. O halde iki yaşında bir çocuk saflığı ve inadıyla, gerçek bir cevap alana kadar durmadan sormalıyız.

Zur übersetzten und redaktionell bearbeiteten Fassung der Kolumne:

Osman Kavala neden hapiste?

Bu soru aklımdan geçtiği anda, zihnim yıllar öncesinden bir cümleyi getirip peşine takıveriyor. İki yaşındaki bir kız çocuğunun sesinden: “Kapalıçarşı’da bomba patladı, 2’si ölü, birisi uyanık.”

Zihnimin bir oyunu değil bu, mesnetsiz hiç değil.

90’lı yıllar. Cumhuriyet Gazetesi’nde çalıştığım, işimizi doğru düzgün yapabildiğimiz zamanlar. Tarih tam olarak 2 Nisan 1994, Cumartesi. İstanbul Haber Servisi’nin şefi olan arkadaşımızın iki yaşındaki kızı da o gün bizimle. Ortalıkta geziniyor, yanımızda oturup bir şeyler çiziyor, sorular soruyor, yaptığı türlü yorumlarla hepimizi güldürüp etrafa neşe saçıyor. Gazete ortamına alışkın, bizler de onun etrafta olmasına. Bir haber geldi ve koşuşturma başladı. “Kapalıçarşı’da bomba patladı!” Muhabir arkadaşlar fırlayıp gitti. Gazete Cağaloğlu’nda, bomba Nuruosmaniye kapısına konmuş. Neredeyse burnumuzun dibi. Haber hızla yayıldı, telefonlar susmuyor. Herkes işin bir ucundan tutarken, baktık bizimki de çalan telefonlardan birini açmış, okura bilgi veriyor: “Kapalıçarşı’da bomba patladı, 2’si ölü, birisi uyanık!” (Uyanık derken, yaralı demek istiyor.)

Akşama doğru yazı işleri toplantısı. Servis şefleri, haber müdürü, editörler, yazı işleri müdürü, herkes toplanmış, sayfalar planlanacak. Bizimki de babasının yanında, toplantıya iştirak ediyor. Kim söz alıp elindeki haberi anlatsa, peşinden araya girip “Kapalıçarşı’da bomba patladı” diyor. Babası ne kadar “tamam kızım” dese, kaş göz ederek, arada dürterek susturmak istese nafile. Hiç oralı değil, her konuşandan sonra aynı cümleyi tekrar ediyor, doğrudan yazı işleri müdürüne bakarak: “Kapalıçarşı’da bomba patladı!” Bir, iki, üç, beş, yirmi... Sonunda yazı işleri müdürü, bu ısrarcı arkadaşın gözlerinin içine bakarak, “Tamam” dedi, “onu manşet yaptık”. Ve tık, kesildi! Bizimki sustu. Toplantının sonuna kadar bir daha da ağzını açmadı.

Çünkü ısrarının karşılığını almıştı.

Osman Kavala, bir yıldır hapiste. Neyle suçlandığını, tutuklama kararını verenler bile bilmiyor. Savcıların, hâkimlerin bildiği bir şey varsa, o da ortada bir suç olmadığıdır. Bu yüzden hâlâ bir iddianame yok. Tetikçi medyanın uydurup uydurup ortaya attığı yalanlar ve iftiralar var sadece.

Osman Kavala’nın kim olduğunu uzun uzun anlatmaya ne hacet; bilen zaten biliyor, bilmeyen de http://www.osmankavala.orgadresinden öğrenebilir. Hakkında yazılan onlarca yazı, binlerce yoruma bakarak bir cevap aramaya kalkınca karşınıza şunlar çıkıyor:

 “Osman Kavala’nın dost kişiliği dışında en önemli özelliği, bir iş insanı ve sivil toplum kuruluşları gönüllüsü olarak sorumluluğunu yerine getirme çabası. Anadolu’nun, Türkiye’nin barındırdığı tüm kültürlere kucak açması, desteklemesi. (Zeynep Oral)”

“Ey gafiller, ey vicdansızlar, bu ülkede sonunda tarafınızdan mağdur kabul edilmek için illa hırsız, mafya lideri, kokuşmuş siyasetçi veya yalaka iş insanı mı olmak gerekiyor? Zengin bir Türk’ün solcu ve hümanist olmaya hakkı yok mudur? (Kadri Gürsel)”

“…klasik sermayedarlardan farklı bir duruşu var. Yabancı dilde ‘altruism’ dedikleri, Türkçe’ye diğerkâm olarak çevrilen, yani aslında rahatı yerinde, kendi derdi olmayan dertlerle dertlenen, gerçekten örnek bir isim. Türkiye’de hiçbir iyilik cezasız kalmadığı için Osman Kavala da tabii ki devletin şiddetini, öfkesini üzerine çekti. (Ruşen Çakır)

“Zenginliğini, ülkesindeki kültürel zenginliğe vakfeden bir iş insanının böyle bir devirde hedef alınması, ona hasetle yaklaşılması şaşırtıcı değil. (İrfan Aktan)”

“Sen ne suç işledin de, haydi biz, arkadaşların, eşin dostun, desteğin, yakınlığın ve nezaketinle hayatlarını kolaylaştırdığın, insanlar bilmiyoruz, ömründen çalanlar, hürriyetini gasp edenler, sana zulmedip bundan tatmin ve keyif devşirenler de bilmiyor, bulamıyor? (Ümit Kıvanç)”

İstisnasız, herkesin -tutuklanmasına zemin hazırlayan, karar veren, iftiralar atanlar dahil- bildiği, Osman Kavala’nın suçsuz olduğudur.

O halde neden hâlâ tutuklu? Sahiden, neyle suçlanıyor?

İki yaşında bir çocuk saflığı ve inadıyla, durmadan sormalıyız. Gerçek bir cevap alana kadar, hak ettiği sonucu alana kadar, ısrarla, bıkmadan sormalıyız. Osman Kavala neden hapiste?

Stand: 27.10.2018, 10:35