Özel | Exklusiv: Erdoğan’ın ikinci tur stratejisi yüzünü gösteriyor | Erdogans Strategie für die zweite Runde macht sich nun bemerkbar 

Türkischer Präsident Recep Tayyip Erdogan

Sansürsüz Türkiye - Özel

Özel | Exklusiv: Erdoğan’ın ikinci tur stratejisi yüzünü gösteriyor | Erdogans Strategie für die zweite Runde macht sich nun bemerkbar 

Von Kürşat Akyol

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin en güçlü adayı Erdoğan, ikinci turda oyunu arttırabilmek için, muhalefet ittifakının sağdaki partilerinden oy geçişine muhtaç. Bu nedenle, bu bloku seçmen nezdinde bölmeye çalışıyor. En güçlü rakibi İnce’yi “teröristlerle işbirliği yapmakla” suçlayarak, muhalefetin sağından kendisine psikolojik bir oy akışı sağlama çabasında.

Zur übersetzten und redaktionell bearbeiteten Fassung der Kolumne:

Türkiye’deki kritik 24 Haziran seçimleri öncesindeki son iki haftalık dönemece girilirken, görünen o ki, cumhurbaşkanlığı yarışı ikinci tura kalacak. İktidara yakın kamuoyu araştırma şirketleri hariç, pek çoğunun tahminleri bu yönde.

İkinci turdaki yarışın, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’yle (AKP) Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) oluşturduğu “Cumhur İttifakı”nın adayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la ana muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) adayı Muharrem İnce arasında geçmesi öngörülüyor.

Araştırmalar, Erdoğan’ın yüzde 40’ın üzerinde oyla ikinci tura kalacağı yolunda. İnce içinse, yüzde 30 bandı tahmin ediliyor.

Hatırlatmakta yarar var. İnce’nin partisi CHP, MHP’den kopan milliyetçi İyi Parti (İP) ve AKP’nin içinden doğduğu Saadet Partisi’yle (SP) “Millet İttifakı” adını verdikleri bir ittifak kurmuştu. Bu ittifakın amacı, İP ve SP’nin, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden miras yüzde 10 barajı altında büyük olasılıkla kalması durumunda da, Meclis’te temsil edilebilmesi fırsatından faydalanabilmesi.

Zira, seçimlerden hemen önce Meclis’ten geçirdiği yasal düzenlemeyle AKP, parlamento seçimlerinde ittifak üyesi partilerden birinin barajı geçmesi halinde, diğerlerinin de geçmiş sayılmasını sağladı.

Muhalif blok ittifak kurdu, ama cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tek tek kendi adaylarıyla yarışmaya karar verdi. Çoğunlukla Kürt oyların temsil edildiği Halkların Demokratik Partisi (HDP) ise, muhalif ittifaka dahil edilmedi.

İki nedeni vardı. Birincisi, milliyetçi İP’in itirazlarıydı. İkincisi ise, cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, bazı milletvekilleri ve belediye başkanlarıyla birlikte binlerce yöneticisi PKK’yla işbirliği içinde olduğu iddiasıyla hapiste olan HDP’yle işbirliği görüntüsünün, milliyetçi ve muhafazakar seçmeni muhalif ittifaka destek vermekten alıkoyabileceği görüşüydü.

Bugünkü tabloya ve Erdoğan’ın meydanlardaki söylemlerine bakıldığında, Erdoğan’ın “yumuşak karın” olarak gördüğü bu noktaya yöneldiği görülüyor. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalma olasılığını düşünen Erdoğan, CHP ile HDP’yi hedefine koydu.

Bu iki partiyi, adeta “şer ittifakı” içinde olmakla eleştiriyor. İnce’nin kampanyasına başlarken cezaevindeki Demirtaş’a yaptığı nezaket ziyaretini diline sardı son günlerde. Meclis’in üçüncü partisi konumundaki HDP’nin halen yargılanan adayı Demirtaş’ı, bir kez daha her fırsatta “terörist” diye itham ediyor. İnce ve partisini de, teröristlere destek vermekle.

Erdoğan, muhalif ittifakın sağdaki üyeleri İP ve SP’nin isimlerini, neredeyse ağzına almıyor.

Bunun birkaç nedeni var. Çok bilinen ilki, parlamento seçimlerinde barajın tek muhatabı HDP’yi yıpratarak, Meclis’e girmesini engellemek. Bu yolla, en az 60-80 vekilin AKP’ye geçmesi yoluyla Meclis’te çoğunluğu elde edebilmek.

Ancak, Erdoğan’ın buradaki asıl hedefi cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu. Bu turda, HDP’li seçmenden kendisine oy gelmeyeceği kesin gibi. Oyunu yüzde 50 barajının üzerine çıkarabilmesi için tek şansı, muhalif ittifaktan milliyetçi İP ve siyasal İslamcı SP’den bir oy geçişi sağlayabilmesi.

Çünkü, eğer bu blok bir bütün halinde kalabilirse, HDP’li oyların da desteğiyle ikinci turda muhalefetin, İnce önderliğinde Erdoğan’ı alt etmesi kaçınılmaz görünüyor.

Bu nedenle, CHP ve HDP’yi işbirliği içinde göstererek, terörist olmakla itham ediyor. Amacı, İP ve SP seçmenlerinin milliyetçi duygularına yönelerek, muhalif ittifak üyesi her partinin ikinci turda Erdoğan karşısındaki adaya oy vereceği anlaşmasını seçmen nezdinde delebilmek.

Bir bağlamda, “Parti liderleriniz hata yapsa da, siz bu oyuna gelmeyin; teröristlere oy vermeyin” mesajı vermeye çalışıyor, bu seçmenlere.

Diğer yandan, PKK’nın Kuzey Irak’taki ana karargahı olduğu ileri sürülen Kandil’e kara operasyonu yapılacağı mesajlarıyla, milliyetçi duyguları daha da körüklemeye çalışıyor.

Seçime günler kala böyle bir operasyon başlatması, Kürtler’e yönelik politikalarını daha da sertleştirmesi ve milliyetçi duyguları zirveye taşımaya yönelik her türden hamasi söylem ve kutuplaşmayı arttırması, bugüne kadar alışılagelmiş Erdoğan politikalarının beklenen yüzü. Aksi, büyük sürpriz olur herhalde.

Stand: 09.06.2018, 23:32