Özel | Exklusiv: 2019’daki üç seçim, şimdiden şaibe altında | Die drei Wahlen im Jahr 2019 sind jetzt schon umstritten

Wahlumschläge Parlamentswahlen Türkei

Sansürsüz Türkiye - Özel

Özel | Exklusiv: 2019’daki üç seçim, şimdiden şaibe altında | Die drei Wahlen im Jahr 2019 sind jetzt schon umstritten

Von Kürşat Akyol

İktidarın siyasi ittifakları düzenleyen yasa teklifinin içindeki bazı maddeler, muhalefetin seçimlere hile karıştırılabileceği endişelerine neden oldu. Çünkü, bunlar 16 Nisan’da yapılan referandumdaki tartışmalı kararları, yasal hale dönüştürüyor. En büyük kaygı, mühürsüz oyların geçerli sayılacağı düzenlemesi hakkında.

Zur übersetzten und redaktionell bearbeiteten Fassung der Kolumne:

Türkiye’de önümüzdeki yıl yapılacak son derece kritik üç seçimin sonuçları, iktidarın Meclis’e sunduğu, seçim ittifaklarını düzenleyen yeni yasa teklifi nedeniyle şimdiden tartışmalı hale dönüştü.

26 maddeli yasa teklifinin iktidar ortaklığına oy oranının üstünde milletvekili sağlayacağı iddiası, muhalefet partilerinin en önemli ortak kaygısı değil. En büyük kaygı, iktidarın sandığa müdahalesini kolaylaştırarak, seçimlere hile karıştırılabileceği iddiaları.

Bunun en az birkaç temelli nedeni var. Bazıları, özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki güvenlik koşulları kaynaklı. Örneğin, aynı seçim çevresinde, hatta aynı binada oturanlara farklı sandıklarda oy kullandırılabilecek olması.

Hükümete göre, bu PKK’ya karşı alınmış bir önlem. Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, hafta başındaki bakanlar kurulu toplantısı sonrasında şunu söylüyordu:

“Terör örgütü, aynı binada oturan kişiler aynı sandıkta oy kullandığı için vatandaşları fişliyor. Bundan dolayı, aileler farklı sandıklara dağıtılacak. Böylece, vatandaş terör örgütünün tehdidinden kurtulacak.”

Bozdağ, herhangi bir ihbar durumunda seçim çevresine güvenlik güçlerinin girebilmesine izin veren düzenlemeye yönelik eleştirileri de şu sözlerle yanıtladı:

“Çağrı üzerine polis girebilecek. Neden geldi bu? Terörist sivil kıyafetli, siz bunu bilmiyorsunuz. Vatandaş oy kullanıyor, terörist onu izliyor. PKK’lılar herkesin gözü önünde vatandaşı tehdit edecek, biz bunu izleyecek miyiz?”

Muhalefetin en temelli kaygısı ise, üzerinde yerel sandık kurulunun mührü olmayan oy pusulalarının geçerli sayılmasının yasallaşmasını öngören düzenleme. Muhalefete göre, bu akıl alır bir uygulama değil. 16 Nisan’da yapılan başkanlık referandumundaki iddialar dikkate alındığında, tekrarı halinde engellenmesi için ek önlemler alınması gereken uygulamaya, bir de yasallık kazandırılmak istendiğini söylüyor.

Hükümet Sözcüsü Bozdağ, “Türkiye’de hilenin-hurdanın olmadığı yer seçimdir. Gerçekten Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Türkiye’nin güven müesseselerinden bir tanesidir” diye cevap veriyor.

Ancak bu sözlerin, son sandık deneyimlerine bakıldığında, muhalefeti daha da endişelendirdiğini söyleyebiliriz. En önemli nedeni, 16 Nisan referandumundaki yasallığı tartışmalı YSK kararı. YSK, tüm sandıkların kapanmasına yalnızca 10 dakika kala, belli bir yer ya da sandıkta değil, tüm Türkiye’deki mühürsüz oyların geçerli sayılması kararı almıştı.

Doğudaki sandıklar neredeyse bir saat önce kapanmış, diğerleri de kapanmak üzereydi. Geriye, yalnızca oy sayımı kalmıştı. Zira, artık sandıklara dışarıdan sahte oy getirilip getirilip getirilmediğinin kanıtlanma olanağı yoktu. Çünkü, bunun yegane kanıtı mühürsüz oylar olabilirdi.

Ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın referandum gecesi yaptığı zafer konuşmasında, bu tür iddialara karşı sözleri geldi: “Atı alan Üsküdar’ı geçti.”

Bu oyların sayısı hiçbir zaman öğrenilemedi. Bilinen, yüzde 51,4 destekle kabul edilen referandumda evet oyu kullananlarla hayır diyenler arasındaki farkın, resmi rakamlara göre 1 milyon 400 bine yakın olduğuydu.

Referandumu gözlemci sıfatıyla izleyen Avrupa Konseyi heyetinden bir milletvekili, Güneydoğu’daki baskılar, YSK kararı ve diğer iddialar nedeniyle, 2,5 milyon oyun şaibeli olduğunu söyledi. CHP, 1,5 milyon mühürsüz oy kullanıldığını ileri sürdü. İddiasına göre, bunlardan 1 milyon 200 bini evet oyuydu.

2017 referandumuyla ilgili o kadar çok iddia vardı ki. Hayır destekçisi “Hayır ve Ötesi” adlı sandık gözlemcisi sivil toplum örgütünün raporuna göre, bazıları şunlardı: 961 sandıkta tek bir hayır oyu çıkmadı. Bunların yüzde 30’unda katılım yüzde 100’dü. 7 bin 48 sandıktan, seçmen sayısından fazla oy çıktı.

Türkiye’nin yakın tarihinin kaderini belirlemesi beklenen üç seçim öncesinde, iktidar henüz bu iddiaları çürütmemiş olduğu gibi, şimdi daha büyük tartışma ve hile iddialarının gündeme gelmesine neden olabilecek bir yasayı Meclis’ten geçirmeye çalışıyor. Üstelik içerisinde, burada saymaya henüz olanak bulamadığımız daha pek çok düzenleme var.

Stand: 10.03.2018, 13:00