Özel | Exklusiv: Seçimlerin kaderini mahkeme belirleyecek | Das Schicksal der Wahlen wird vom Gericht bestimmt

Recep Tayyip Erdogan während Stimmabgabe bei den Parlamentswahlen in der Türkei

Sansürsüz Türkiye - Özel

Özel | Exklusiv: Seçimlerin kaderini mahkeme belirleyecek | Das Schicksal der Wahlen wird vom Gericht bestimmt

Von Kürşat Akyol

Seçim ittifakı yolunu açan tartışmalı yeni yasa, ittifak yapan partilerin toplam oylarının yüzde 10’u geçmesi durumunda, barajı da geçmiş sayılacaklarını öngörüyor. Oysa bu hüküm, anayasanın temsilde adalet ve eşitlik ilkelerine açıkça aykırı. Kararı, muhalefetin başvuruya hazırlandığı Anayasa Mahkemesi verecek.

Zur übersetzten und redaktionell bearbeiteten Fassung der Kolumne:

İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’yle (AKP) müttefiki Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) önümüzdeki yıl yapılacak yaşamsal önemdeki üç seçimde ittifak yapmasının önünü açan “İttifak Yasası” teklifi, hafta başında Meclis’te virgülüne dokunulmadan yasalaştı. Muhalefetin haftalardır gündemde tutmaya çalıştığı onca itirazın tek kelimesi, artık ittifak diyebileceğimiz blokun oylarıyla dikkate bile alınmadı.

Muhalefete göre, şeffaf ve demokratik seçimlerin tüm unsurlarını ortadan kaldıran yasanın getirdiklerinin bazıları şunlar:

- Siyasi partiler seçimlere ittifak yaparak katılabilecek ve milletvekili adaylarını başka bir partiden gösterebilecek.

- İttifak yapan partilerin toplam oy oranları yüzde 10’u geçerse, bu partilerin her biri barajı geçmiş olacak.

- Mühürsüz zarf ve oy pusulaları, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) filigranı taşımaları kaydıyla, geçerli sayılacak.

- Sandık kurulu başkanları kamu görevlileri arasından belirlenecek.

- Başkanlık ve milletvekili seçimlerinde oy pusulaları aynı zarfa konulacak. (Böylece, AKP ve MHP seçmenleri başkanlık seçiminde ittifakın adayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a oy vermesi için yönlendirilmiş olacak. K. A.)

- Sandıklar güvenlik gerekçesiyle birleştirilebilecek ve taşınabilecek.

- Hastalığı ya da engeli nedeniyle yatağa bağımlı olanlar için seyyar sandık kurulacak.

- Sandık kurulu başkanının yanı sıra, seçmenler de kolluk güçlerini sandık çevresine çağırabilecek.

Tüm bu düzenlemeler, seçimlerin güvenli bir şekilde yapılabilmesi ve hile iddiaları konusunda yeni şaibelere, soru işaretlerine gebe.

16 Nisan’da yapılan başkanlık referandumundaki hile iddiaları ve şaibelerin mürekkebi kurumadan iktidarın bir gecede, kavga-gürültü arasında Meclis’ten geçirdiği bu yasa, yasalaşma sürecine bakıldığında bile son derece tartışmalı. Aksine karar alınmadıkça pazartesi günleri çalışmayan Meclis Genel Kurulu aralıksız 20 saat çalıştırılarak çıkarıldı.

Ve bu süreç, Meclis Televizyonu’nun canlı yayın yapmadığı tek güne rastladı. Kısıtlı tartışma ortamında, ana muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) bir milletvekili az kalsın linçe maruz kalıyordu. Oysa, CHP’li milletvekili Musa Çam, yalnızca AKP lideri Erdoğan’ın şimdiki müttefiki MHP lideri Devlet Bahçeli’ye yönelik dört yıl önceki hakaretamiz ifadelerini hatırlatıyordu.

Belki de muhalefetin hatırlatması gereken, MHP’li vekillerin hakaretin tekrarı algısına yol açan Erdoğan’ın sözleri değil, bizzat Bahçeli’nin geçen Ekim ayındaki sözleri olmalıydı. Şunları söylüyordu Bahçeli:

“Temsilde adaletin temin edilmesine yönelik engel teşkil ettiği açık olan yüzde 10 seçim barajı, tıkanmaya yol açmayacak şekilde yeniden ele alınmalıdır.”

Bu süreçte, kamuoyu yoklamaları MHP’nin yaklaşık yüzde 6 civarında destekle barajın altında kalma olasılığından bahsediyordu. Bugünkü yoklamalar da, çok farklı bir tablo ortaya koymuyor.

Ancak MHP lideri, partisinin baraj sorununu ortadan kaldıran bu yeni düzenlemeyle “temsilde adalet” kaygısını unutmuş görünüyor. CHP ise, aynı kaygıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurmaya hazırlanıyor.

Anayasada bu konuda yer alan hükümler gayet sarih. Seçim kanunlarının temsilde adaleti gözetecek şekilde düzenlenmesini emrediyor.

Ancak yeni yasa, ittifak yapan partiler için kaldırdığı barajı, ittifak içinde olmayan diğer partiler için muhafaza ediyor. Bu durum, anayasanın en temel hükümlerinden eşitlik ilkesine de açıkça aykırı.

Çünkü bu durumda, halihazırda yüzde 6 desteği bulunduğu öngörülen MHP, AKP’yle yapacağı ittifak sonucu barajı geçebilirken, örneğin, çoğunlukla Kürt seçmenin desteklediği Meclis’te üçüncü parti konumundaki Halkların Demokratik Partisi (HDP) barajın altında kalırsa buradaki temsil hakkını yitirecek. Bu, kabaca 5 milyon civarında HDP’li seçmenin iradesinin sandığa yansımaması demek. Aynı durum, MHP’den kopanların Meral Akşener liderliğinde kurduğu İyi Parti (İP) için de geçerli olabilir.

Önümüzdeki süreçte siyasetin gözleri ister istemez Anayasa Mahkemesi’ne dönecek. Türkiye’de seçimlerin kaderini ve demokrasinin kalitesini yüksek mahkemenin kararı belirleyecek.

Stand: 16.03.2018, 18:44