Özel | Exklusiv: Türkiye’den yeni ölüm haberleri muhtemel | In der Türkei könnte es zu neuen Todesfällen kommen

Ein Mann stellt Zuhause Bier her

Sansürsüz Türkiye - Özel

Özel | Exklusiv: Türkiye’den yeni ölüm haberleri muhtemel | In der Türkei könnte es zu neuen Todesfällen kommen

Von Kürşat Akyol

İktidarın alkolle mücadele stratejisi, radikal fiyat artışları ve dünyanın en yüksek vergilerine dayanıyor. Evlerde alternatif olarak üretilen içkinin önüne geçmeye yönelik son düzenleme, bunu büyük oranda engelleyecek gibi görünüyor. Ancak bu, yoksul tüketiciyi çoklukla kaçak alkole yönlendirecek. Yanlış tüketim durumunda iyi olasılık, körlük.

Zur übersetzten und redaktionell bearbeiteten Fassung der Kolumne:

Öncelikle herkesin bildiğini tekrarda fayda var: Alkol, en tehlikeli uyuşturuculardan biridir. Bağımlılık yapar. Bu bağımlılık, kuşaklar sonrasını bile genetik olarak tehdit edebilir.

Bu sütunu yazan, bunu öğrendiğinde, henüz çiçeği burnunda, 21 yaşında bir gazeteciydi. İstanbul’daki Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi Merkezi’ndeydi.

Aradan neredeyse 30 yıl geçti. O zaman öğrendiklerini, bugün hayatında, kendince uygulamaya çalışıyor. Alkolik kişi, bağımlı olduğu için, ihtiyacını karşılamak durumundadır. Yazanın seçtiği yöntem, düzenli olarak çalışabilmek ve bu sayede kimseye muhtaç olmamaktır. Ancak tabii ki bu, herkes için çok mümkün olmayabilir.

Hele Türkiye’de. Çünkü Türkiye, dünyada alkollü içkilerin en pahalı satıldığı ülkelerin başında gelenlerdendir. Nedeni, 2002 yılından bu yana iktidarda bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) politikalarıdır.

Kendi söylemiyle “muhafazakar demokrat” AKP, iktidara 1994 yılında İstanbul ve kalbi niteliğindeki Beyoğlu’nun belediye başkanlıklarını kazanarak tırmanmıştı. Alkolle ilgili politikaları, 2011’de, Beyoğlu’ndaki içkili mekanların kaldırımlardaki masalarına getirilen yasakla yüzünü gösterdi. Ardından 2013’te, 22:00’den sonra perakendecilerde içki satışının yasaklanması geldi.

Süreç içinde, devletin havayolu şirketinden, tren yolu işletmesine; fuar, festival, konser, sergi gibi etkinliklere, plajlar ve kır düğünlerine kadar uzandı. Bazı valilikler, içkili yerleri şehir dışına taşımaya girişti. Geçen yaz Zonguldak’taki bir plajda bira içen iki kadına kesilen para cezasının geçen hafta mahkeme tarafından iptal edilmesi gibi, yargıdan dönenler oldu.

Türkiye, alkol tüketiminin görece çok yüksek olduğu bir ülke değil. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) 2015 rakamlarına göre, dünya ortalaması 6 litrenin üzerinde. Türkiye’deki tüketim, 3 litreden az.

Ancak, temel ideolojisi İslamcı addedilen AKP, bununla mücadelede kararlı görünüyor. En somut işareti, dünyanın en yüksek vergileri. Örneğin, 15 yıl önce 1,5 lira olan bir şişe bira, bugün 7,5 lira. Fiyatı beş katına çıktı. “Yerel içki” rakının şişe fiyatı bugün 100 liraya yakın, 21-22 euro. Vergi oranı, yüzde 70. Asgari ücret 1600 lira, 16 şişe rakı civarında.

Türkiye’nin en büyük alkollü içki üreticilerinden birinin patronu, geçen haftalarda, yüksek vergi oranları nedeniyle son yıllarda hızla artan evlerde bira üretimi yüzünden devletin vergi kaybına uğradığından şikayet etmişti. Sert tepkiler ve bu şirkete yönelik boykot çağrılarının hemen ardından sözlerini değiştirdi; evlerdeki üretimin bira kültürüne katkı sağladığını söyledi.

Kendi inandı mı söylediklerine, bilinmez. Ancak şikayeti, rakı ve votka gibi yüksek alkollü içkileri de ister-istemez kapsıyordu. Perakende “Evsel amaçlı etil alkol” etiketli alkolü satın alan tüketiciler, içine ekledikleri su, anason, limon gibi katkılarla kendi içkilerini üretiyordu.

Son yıllardaki yüksek fiyat artışlarıyla, bu çok yaygınlaştı. Öyle ki, on binlerce kişi evinde 15 dakikada ürettiği ucuz içkileri tüketmeye başladı. Talep tırmanınca, mağaza zincirleri, önce çekingenlikle sattıkları bu şişelere geniş raflar açtı. Sonra, sokak aralarındaki dükkanlar da kervana katıldı.

İktidar, Aralık ayında getirdiği yeni bir düzenlemeyle, buna da sınırlama getirdi. Daha doğru ifadeyle, içine “denatonyum benzoat” denilen bir kimyasal eklenerek satılmasına karar verdi. Bu kimyasal, ihtivayı acılaştırarak, içilmesini engelliyor.

Böylece olacak olan şu: Piyasadaki alkollü içkileri zaten satın alamayan yoksul tüketiciler, ya ihtiyaçlarını kendileri üretmeye çalışacak ya da merdiven altlarındaki kaçak alkol ve içkilere meyledecek. Ancak bunlar, çok tehlikeli. Çünkü, öldürücü “metil alkol” barındırabiliyorlar. Sahte içkiler arasında deterjanlardan üretilenler bile var. Tamamen ölümcüller. İyi olasılık, körlük.

Geçtiğimiz son yıllarda, bu sebeple yüzlerce kişi öldü. Etil alkolün satışının yaygınlaşması, evlerdeki ucuz üretimi kolaylaştırmış ve ölümleri azaltmıştı. Şimdi, Nisan ayının başında başlayacak uygulamayla birlikte, maalesef, Türkiye’den pek çok ölüm haberleri gelmesi muhtemel.

Stand: 20.02.2018, 16:30