Özel | Exklusiv: İktidarın yeni türküsü: Gülencilere yardım ettik ama hele bi’ sor niye ettik? | Das neue Alibi der Regierung: Wir haben den Gülenisten zwar geholfen, aber frag doch einmal warum wir es getan haben!

Türkischer Geheimdienst - Einfahrt zum Zentralgebäude

Sansürsüz Türkiye - Özel

Özel | Exklusiv: İktidarın yeni türküsü: Gülencilere yardım ettik ama hele bi’ sor niye ettik? | Das neue Alibi der Regierung: Wir haben den Gülenisten zwar geholfen, aber frag doch einmal warum wir es getan haben!

Von Bülent Mumay

AKP’nin Ankara Büyükşehir Belediye başkan adayı Mehmet Özhaseki’nin kameralar önündeki itirafı, MİT ve Emniyet’e yaptırılan aday taramasını tartışmalı hale getirmedi mi?

Zur übersetzten und redaktionell bearbeiteten Fassung der Kolumne:

2017’deki Anayasa referandumuyla Türk tipi başkanlık sistemine geçtiğimiz güne kadar, aksak da işlese kavramsal olarak güçler ayrılığına dayanan bir demokrasiden söz etmek mümkündü. Erdoğan’ın istediği, seçmenlerin de onayladığı yeni sistemden önce; yasama, yürütme ve yargının tamamen bağımsız çalıştığı elbette söylenemez. Darbelerle kesintiye uğrayan Türkiye demokrasisinde iktidarı elinde bulunduran zümrenin özellikle yargı üzerinde büyük bir etkisi vardı. Gücünü Türkiye’nin kuruluş yıllarından alan ordunun da, sadece ülkenin sınırlarını koruyan bir yapı olmadığının altını çizmek gerekiyor. Ama yine de eski Türkiye’nin sisteminde, her zaman iyi çalıştığı söylenemeyen bir denge ve denetleme mekanizması vardı. 

Parlamenter demokrasiye veda ettiğimiz 2017 referandumundan önce, muhalefet kanadı Erdoğan’ın getirmek istediği yeni sistemin, bütün yetkileri tek bir kişinin elinde toplayacağı tehlikesine işaret ediyordu. Erdoğan ve adamları ise yeni sistemin istikrar, daha iyi işleyen bir demokrasi ve refah getireceği iddiasındaydı. Sandıklardan Erdoğan’ın istediği çıktı, 17 Nisan 2017 sabahı ülkedeki her koltuğa Erdoğan’ın karar verdiği, Meclis’in tamamen işlevini yitirdiği bir Türkiye’ye uyandık. Saray, referandumdan önce “tek adam devleti” eleştirisine şiddetle karşı çıkıyordu. Her şeyin Erdoğan’ın tek imzasıyla yapılacağı bir sistemin demokrasi olduğunda ısrarlılardı.

İKİ YIL SONRA GELEN İTİRAF

Referandumun üzerinden yaklaşık iki yıl geçti. Ne özgürlüklerimiz genişledi, ne de refahımız arttı. 2016’daki darbe girişimiyle sarsılan demokrasi neredeyse tamamen rafa kalktı, refah yerine ekonomik kriz bulduk kucağımızda. Sonunda Saray, yeni sistemin ne olduğunu iki yıl önce muhalefetin argümanıyla itiraf etmek zorunda kaldı. Erdoğan’ın yardımcısı Fuat Oktay, yeni sistemi şu sözlerle tanımladı: “Yargı, yasama ve yürütmenin tek kişide bütünleştiği bir yapı.”

Oktay’ın bu çıkışından birkaç gün sonra Erdoğan’ın konuşmasında paylaştığı bir detay, Türkiye’nin parti devletine dönüştüğünü tescil ediyordu. Sistemin bütün kurumlarıyla bir iktidarın hizmetine girdiğini, Erdoğan’ın ağzından duyduk. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı sıfatını aynı anda taşıyan Erdoğan, yerel seçimlerden önce partisinin adaylarını nasıl incelediklerini şu sözlerle anlattı: “Bütün adaylarda güvenlik soruşturmalarını gerek Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), gerek Emniyet İstihbarat tepeden tırnağa hepsini inceledik.” Erdoğan’ın açıklamasıyla öğrenmiş olduk; eski ortakları Gülencilerin yeniden AKP’ye sızmasından endişe eden Saray, yerel seçim adaylarını devletin en kritik kurumları olan MİT ve Emniyet’e inceletiyormuş! Bütün yurttaşların vergileriyle maaşlarını ödediği güvenlik bürokrasisi, bir partiye hizmet ediyormuş.

DESTEĞİN SEBEBİ TAMAMEN DUYGUSAL

Devletin bir partiye hizmetinin tuhaflığı bir kenara, verilen “desteğin” kalitesi de tartışmalıydı. İncelemeden geçmesine rağmen AKP’nin bazı adaylarının, terör örgütü ilan edilen Gülencilerle bağlantıları apaçık ortadaydı. Örneğin Çorum’daki bir belediye başkan adayı hakkında, FETÖ’ye destekten soruşturma devam ediyor. Zonguldak’ta yeniden aday gösterilen AKP’li belediye başkanının, FETÖ’ye binlerce liralık maddi destek verdiği istihbarat kayıtlarında ve mahkeme tutanaklarında yer alıyor. MİT ve Emniyet’in “gözünden kaçan” çok daha büyük bir ilişkiyi, AKP’nin Ankara Büyükşehir Belediye başkan adayı Mehmet Özhaseki açıkladı. Özhaseki, Gülencilere sadece kendisinin değil tüm partinin destek verdiğini şu sözlerle itiraf etti: “Hassas ve duygusal olduğumuz için bunlara yardım ettik.”

İstihbarat ve emniyetin AKP adaylarını incelemekle meşgul olduğu günlerde, devletin en kritik kurumlarından biri olan yargıdaki FETÖ incelemelerini yapmak savcılara düştü. Ülkenin en yüksek yargı kurumlarından biri olan Yargıtay’ın 3 üyesi hakkında FETÖ üyeliğinden soruşturma başlatıldı. Daha çarpıcı olanı, bu üyelerden birini Yargıtay üyeliğine Erdoğangetirmiş. Hemen fesatlık yapmayın, Erdoğanbu atamayı çok büyük ihtimalle “hassas ve duygusal” olduğu için yapmıştır. Aksini düşünen de vatan hainidir. Nokta.

Stand: 29.01.2019, 16:22